Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
funy_funyRSSYorum RSS
27 tane "fıkra" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"fıkra" tagli diger ogeler resimler , videolar

her çarşambamı 

Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkmış sendika başkanı, salonda toplanmış¸ işçilere ateşli bir söylev çekmektedir:

"Yoldaşlar! Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık...Bundan böyle haftanın dört günü daha çalısmayacağız!"

Kalabalık ," Yaşasııınnnn!" diye bağırır.

"Çalışma saatimiz beşte değil dörtte bitecektiiir!"...

"Yaaşşaaaaaaaa!"........

"Çalısmaya dokuzda değil onbirde başlıyacaaağııızzzz!"..

"Helaaaalllll!"......

"Maaşlarımız %150 artacaaaktıııırrr !".....

"Waaaaaoooaaaaaaaaawwwww !".......

"Yalnızca çarşambaları çalışacağğıızzzz !"

Bu sözün ardından derin bir sessizlik olur....

Derken arkalardan bir ses duyulur.....

 

" Her çarşamba mı? 


ne giyersen giy. 

Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün
defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam,
bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışmanı öğüt vermiş;
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza
kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver
ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.
Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı
arkadaşı bir hikaye anlatmış . Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O
da, gırtlaġa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt
bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne
giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşına gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

dağıtın avrupa birliğini 

Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:
 
 -Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
 
 AB Başkanı:
 
 -Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum.
 
 -Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
 
 -O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
 
 -Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar.
 
 -Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.
 
 -Ooooo. Beyefendi.Onu çoktan bıraktılar.
 
 AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;
 

 -DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ…


BEKTAŞİ.. 

Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca :

-Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya...

Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam... Bektaşinin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş :

-Yahu bu ne uzun namaz böyle?

-Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim!

Bektaşi :

-Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza...

Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış :

-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!

-Önümüzdeki haftanın namazını kıldım!

Hoca şaşırmış :

-Yahu olur mu böyle şey?

Bektaşi gülmüş :

-Yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye kabul etmesin?

milli piyango 

Adamin biri bir kahveye girer ve

'Millet bana bakin!.. Size söyluyorum!. Tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene geleciğim' der ve çıkar.
Kahvedekiler 'Adam deli herhalde' diye fazla önemsemezler.

Ve aradan 30 sene geçer. Aynı adam kahveye gene gelir ve der ki:

-'Hatırladınız mı beni millet. Size demistim 30 sene once, ben yine geleceğim diye. İşte geldim' der.
Kahvedekiler tabi ki şaşırır. adam devam eder.

'30 sene sonra gene geleceğim bu kahveye' der. Ve gider.

aradan bi 30 sene daha gecer. Nesil değişmiştir 30 sene onceki insanlarin cocuklari kahvede oturmaktadir artik. Adam kahveden içeri girer.

'Bana Bakın Millet Ben Sizin babalariniza söyledim. Size de söyluyorum 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem'

der ve çıkar.  Kahve milleti gene bunu takmaz.

Aradan 30 sene geçerve adam gene gelir.

'Beni hatırladınızmı millet 30 sene önce tekrar gelicem demiştim, işte geldim ve 30 sene sonra gelip sizin cocuklarinizada aynı şeyi söylicem' der ve gider.

Aradan bi 30 Sene daha geçmiştir. Ve adam Gene Kahveye gelir. 
'Bana Bakın Millet Ben sizin dedelerinize söyledim. Babalariniza söyledim, şimdi size söylüyorum tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem' der ve gider.

İçlerinden birisi 'Arkadaslar bana bu olayi dedem anlatmisti. Gelin hocaya gidelim, bu adam niye ölmüyor, nedir bunun hikmeti? diye soralım' der.

Ve bir hocaya giderler. Hocaya durumu anlatirlar. 

Hoca 'Ben bu gece rüyaya yatayim. Azrail ile konusayim. Bakayim niye canını almıyor bu adamın, size yarın haber veririm' der.

Ve gece olunca hoca ruyaya yatar. Rüyasinda Azrail ile  konusur.

'Ya Azrail!. Sen bu şahısın canını niye almıyorsun'

Azrail 'Zamanında bu adam bir dilek diledi. Ve bu dilegi kabul oldu.Onun icin' der.

Hoca  "Ne diledi Ya Azrail' diye sorar .

Azrail, 'Allah'ım bana milli piyangodan büyük ikramiye çıkana kadar canımı alma diye diledi' der.

Hoca 'E Allah istese buna büyük ikramiyeyi cikartamaz mı?'

Azrail 'Çıkartmasına çikarir da!........

ŞEREFSİZ BİLET ALMIYOR Kİ.......



Pozitif bir fikra:))‏ 

Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon açar, bahçıvana sorar:

'Nasıl her şey yolunda mı?'

- Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.

- Neden kırıldı?

- Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.

- Nee! Köpeğim öldü mü?

- Havuza düştü öldü.

- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda olur?

- Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.

- Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?

- Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular.

- Evde yangın mı çıktı?

- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi.
Bir sigara izmaritinden kâğıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık.

- Annem nasıl öldü? Sapasağlamdı.

- Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş.
Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.

- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.

- Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya..

İşte onun neticesi pozitif çıktı :)

eee Temel =) 

Temel cok guzel bir Rus kadiniyla evlenen Dursun'un karisina
Kafayi takmis.Ne yapsamda bu kadinla birlikte olsam diye ici
Icini yiyormus.

Bir gun Temel dayanamayip Eva'nin yanina gitmis;

-Temel: Senden cok hoslandim seninle birlikte olmak istiyorum der
:

-Eva: Hay hay neden olmasin AMA 100 dolarini alirim.

-Temel: Tamam o zaman ben hemen para ayarlayayim der.

-Eva:Musait olunca ben seni ararim gelirsin der.

Ertesi gun Eva, Dursun ise gittikten sonra Temel'i aramis;

- Eva: Temel'e 100 dolarin hazirsa hemen gel der:

-Temel: Hazir hazir hemen geliyorum.

Temel 100 dolari Eva'ya verdikten sonra isi bitirmisler ve Temel
Evden cikip gitmis.

-Aksam Dursun eve geldiginde;

-Dursun: Hanim temel bugun buraya geldi MI ?

-Eva: Seyyyy...Geldiiii Dursunnnn... ..

-Dursun: Peki sana 100 dolar Verdi MI?

-Eva: Seyyy Dursunnnn beni dinleee...Seyyyy verdiiiii... ...

-Dursun: Temel sabah kostur kostur yanima geldi,Dursun bana acil
100

Dolar lazim ogleden sonra size ugrar yengeye birakirim dedi....

-Ula bu temel cok durust Adam ya...

çıplak gösteren gözlük 

Temel, iş seyahati için Japonya'ya gider. Tokyo sokaklarında dolaşırken gözüne Sony Tower takılır ve içine girip dolaşmaya başlar. Katlardan birinde yeni buluşlar pavyonunda özel bir gözlük satılmaktadır. Ne olduğunu sorunca "insanları çıplak gösteren gözlük" dertezgahtar kız. Temel hemen takar gözlüğü ve kıza bir bakar, kız çırılçıplak. Mağazadaki insanlara bakar herkes çıplak. Hemen bir tane alır ve dışarı çıkar. Tokyo sokaklarında takar gözlüğü. Herkes çıplak ve çok keyiflenir bizim uşak. Çıkartır gözlüğü herkes giyinik, takar gözlüğü herkes çıplak. Neyse, gezisi biter Türkiye'ye döner. Trabzona gelir evinin yolunu tutar. Kapıyı çalmadan önce takar gözlüğünü, Fadime kapıyı açar çıplak çok hoşuna gider. İçerde yakın arkadaşı Dursun da salonda çırılçıplak oturmaktadır, neşeden basar kahkahayı ve çıkarır gözlükleri fakat ne görsün; Fadime de, Dursun da gene çıplaklar. Temel'in tepesi atar."Uyyy Japonlar kazikladu penu, gözlük bozuldi da"


agustos böceği ve karınca 

Karınca yaz boyunca çalışırken ağustos böceği saz çalmış. Bilirsiniz hikâyeyi... Tabii kış gelmiş, karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken birgün kapısı çalmış.Bakmış ağustos böceği. " Tamam" demiş, " Yaz boyunca saz çaldın, şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın, böyle aç kalmazdın değil mi?" Ağustos böceği de " Yooo... Yanlış anladın!" demiş. " Yaz boyunca saz çalınca, ayıptır söylemesi biraz para yaptık da!" demiş. " Hatta meşhur oldum, şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oradan istediğin birşeyler vardır diye sormaya geldim."

Hakikaten de karınca bir bakmış, ağustos böceğinin hiç öyle aç hali yok. Üzerinde bir kürk var, arkada da kocaman limuzin, önde şoförü onu bekliyor. " Yok, bir şey istemiyorum " demiş, " Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?" diye sormuş. Ağustos böceği de " Evet" demiş. " İyi o zaman!" demiş karınca ve eklemiş,
" Paris'e gidince La Fontaine diye bir adam var. Onun yüzüne tükür benim için, olur mu?"



Gülen

ALET MESELESİ :) +18 


Bir zamanlar Ingiliz hukumeti cocugu olmayan ailelerin bu sorununu cozmek icin "Cici Baba" servisi kurmus. Cici Baba evliliklerinin ilk bes yilinde cocuk sahibi olamayanlara yardim eden bir devlet memuru.

Smith ailesi de boyle bir servis icin basvuruda bulunur, heyecanla "Cici Baba" yi beklerken kapi calinir, ancak gelen kisi cici baba adayi degil, kapi kapi dolasan bir bebek fotografcisidir. Konusma soyle gelisir;

Ms Smith: Gunaydin
SATICI : Gunaydin efendim ben sey icin gelmistim
Ms Smith : Aciklamaniza gerek yok kocam herseyi anlatti.Buyrun iceri girin
SATICI : Oylemi? Bebek isinde ustume yoktur, ozellikle ikizlerde.
Ms Smith : Kocamda oyle soyledi buyrun oturun.
SATICI : O zaman kocaniz belki de size ..................
Ms Smith : Aa evet,ikimizde en iyi sonucun boyle alinacagini dusunuyoruz.
SATICI : Oyleyse hemen baslayalim.
Ms Smith : (KIZARARAK) Sey nerede baslamali?
SATICI : Her seyi bana birakin.Ben genellikle iki kez banyo kuvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kac kez yatakta denerim. Bazen oturma odasinin halisinde iyi oluyor.
Ms Smith : Banyo !! Oturma odasinin halisi!!! Neden bizim beceremedigimiz anlasiliyor.
SATICI : Sey hanimefendi , hic kimse ilk seferinde iyi bir sonuc garanti edemez ama alti yedi kere denersek bir tanesi mutlaka sahane olacaktir.
Ms Smith : Afedersiniz ama biraz fazla olmuyormusunuz?
SATICI : Kesinlikle degil benim isimde insanlar aceleci olmamalidir.
Ms Smith : Basarili oluyormusunuz bari?
SATICI : (Cantasini acarak bebek fotograflari gosterir) Su bebeklere bakin bunlar benim islerim. Bakin bu dort saat surdu.
Ms Smith : Evet cok guzel bir bebek
SATICI : Fakat gercekten guc bir is. Gormek istiyorsaniz suna bakin, ister inanin ister inanmayin bu Londra'nin ortasinda, otobusun uzerinde oldu.
Ms Smith : TANRIM !!!!!!!
SATICI : Bunlarda sehrin en sirin ikizleri.Anneleri ile calismanin ne zor oldugunu bilseniz ikizlerin sirinligine daha cok sasirirsiniz.
Ms Smith : Oyle mi ?
SATICI : Sormayin. Sununda isi dogru yapabilmek icin onu Hyde Park'a goturdum.Herkes cevremizi sardi. Pes pese dort bes tam boy ve is bitti.
Ms Smith : Dort bes tam boy !!!!!
SATICI : Evet ustelik uc saatten fazla surdu.Sonunda bir kac kisi kalabaligi tuttu. Karanlik olmadan once yeniden denemeliydik ancak Serceler aletimin uzerine konup gagalamaya basladilar bu yuzden isi birakmak zorunda kaldik.
Ms Smith : Yani gercekten serceler seyinizi aaa-aletinizi isirdiler mi?
SATICI : Evet boyle seyler oluyor tabi.Ben teknigimi gelistirmek icin tam uc yil harcadim. Mesela su bebek. Bu neticeye ancak buyuk bir magazanin ön vitrininde ulasabilirsiniz.
Ms Smith : Bu kadar da olmaz!
SATICI : Hanfendi hazirsak ayagi alip geleyim.
Ms Smith : Ayak mi ????!!!!!
SATICI : Aa evet , agir oldugu icin surekli elde tasimak zor oluyor bunun icin ayak kullaniyorum.

Hanfendi ..... Hanfendi ..... Hay allah neden bayildi simdi bu...